Kayıtlar

Mart, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Önce Asker, Sonra Kahraman, Ardından da Amerika’ya Başkan Oldu

Resim
Üniversite okuyamadı; Önce Asker, Sonra Kahraman, Ardından da Amerika’ya Başkan Oldu  DWIGHT DAVID EISENHOWER (1890-1969)  “Karamsarlık asla bir savaş kazanamamıştır.”  “Savaşta planlar hiçbir şey, ama planlama her şeydir.”  Eisenhower Güçlü bir kişiliği vardı. Yirmi yıl boyunca, önce asker, daha sonra da devlet adamı olarak, hem kendi ulusu hem de dünya ulusları açısından uzun süre etkileri hissedilen kararlar aldı.  1940 ’larda Amerikan ordusunun subaylarından biri olarak, Avrupa ’daki tüm müttefik ordularının komutanı unvanıyla Hitler ’e karşı verdiği mücadele ile tanındı. Ama o, sıradan bir asker olarak kalmadı, müttefiklerin siyasi planlamasına da damgasını vurdu.  Bu etkisi II. Dünya Savaşı ’nın ardından patlak veren Soğuk Savaş esnasında da devam etti. Dünya politikasının en sıcak ve hararetli dönemlerine, 1945 ’te 4 milyon kişilik bir ordunun komutanı, ardından 1950 ’de Sovyet yayılmacılığına karşı kurulan Kuzey Atlantik İttifakı ( NATO )’nın ko...

HİÇBİR OSMANLI PADİŞAHI HACCA GİTMEMİŞTİR

HİÇBİR OSMANLI PADİŞAHI HACCA GİTMEMİŞTİR Yavuz Sultan Selim’den, yani Sultan’ın Mısır Seferi sonucunda Hicaz’ın Osmanlı Devleti’ne katılmasından sonra, Osmanlı padişahları saç ve sakal tıraşı olduklarında kesilen kıllar dikkatle toplanır, bir altın leğen içinde gülsuyu ile yıkanır ve güzel bir çekmece içinde biriktirilirdi.  Her yıl Hac zamanında, sürre-i hümayun ile İstanbul hacıları yola çıkarken bu çekmece sürre eminine teslim edilir, o da götürür, Medine’de Peygamberin kabri civarında bir yere defnederdi.  İşin ilginç yanı, aynı zamanda bütün Müslümanların halifesi olan Osmanlı padişahları her yıl sakal ve saç kıllarını Hicaz’a gönderdikleri halde kendileri hacca gitmemişlerdir.  Osmanlı hanedanından hacca giden tek kişi Fatih Sultan Mehmet’in küçük oğlu Cem Sultan’dır. Hanedan mensubu şehzadelerin de saray denetiminden uzak kalacakları ve siyasi bir etkinlik fırsatı bulabilecekleri endişesiyle hacca gitmelerine izin verilmemişti.  Osmanlı padişahları hacca gitm...

YAVUZ’UN 1000 ALTINI

YAVUZ’UN 1000 ALTINI  Solakzade Tarihi’nden bir alıntı daha:  “ Yavuz Sultan Selim babasının zamanında Trabzon valisi iken bir derviş kıyafetine girip İran ’a gider. Niyeti o memleketin durumunu kendi gözüyle görmektedir. Tebriz şehrinde misafir olduğu handa satranç oynayıp herkesi yenmeye başlayınca satranç meraklısı Şah İsmail ’e haber verilir, o da dervişi zuruna davet eder.  Sultan Selim ilk oyunda hatır sayarak yenilir. Fakat ikinci oyunda Şah’ı mat eder. Şah kızar ve elinin tersiyle dervişin çıplak göğsüne vurarak: “ Bre derbeder Âşık! Hiç şah olanlar mat edilir mi? Edebin yok imiş! ” der ve Şehzade’ye bin altın hediye verir.  Derviş huzurundan çıkıp atına bineceği sırada o bin altını kesesiyle beraber, kimseye göstermeden bir taşın altına saklar. Ertesi gece Tebriz’den kaçıp Trabzon yolunu tutar. Aradan yıllar geçer Yavuz Selim padişah olur.  Şah İsmail’i Çaldıran ’da mağlup ederek Tebriz şehrine girdikten sonra Şah’ın sarayına gider ve Sekbanbaşı Bal...

MEZARINDA BAŞI KESİLEN ŞEHZADE

MEZARINDA BAŞI KESİLEN ŞEHZADE  Solakzade Tarihi’nden : “ Yavuz Sultan Selim kardeşi Şehzade Ahmet ’in vücudunu ortadan kaldırttığı sırada Ahmet’in Murat ismindeki bir şehzadesi İran ’a kaçmıştı.  Dört yıl kadar İran’da kalan Şehzade Murat’ın o arada katledildiği ve katilin de bulunamadığı haberi gelmişti. Bir ara bu haberin doğru olmadığı, Şehzade Murat’ın gizlice Anadolu ’ya girerek Amasya ’ya geldiği ve etrafında bir takım adamlar toplayarak Anadolu’da bir ihtilâl çıkarmağa hazırlandığı söylendi.  Yavuz Selim derhal gizli tahkikata girişti ve bu rivayetin ucu Amasya şehrinde bir nalbanda dayandı.  Nalbant derhal tevkif edilerek İstanbul ’a gönderildi, inkâr etmedi ve şöylece anlattı: “ Bir gün dükkânımda işimle meşgul idim. Bir derviş geldi, karşımda boynunu büküp içini çekti ve ah etti. Devamlı yüzüme bakardı ve bir şey söylemek ister görünürdü, birkaç gün bu manzara devam etti, nihayet acıdım : “ Ey âşık! Yoksa bir sevgili yârinden mi ayrı düştün? ” diye sord...

TÜRK VERGİSİ

TÜRK VERGİSİ  Osmanlı Devleti’nin 1521’de Belgrad’ı, 1522’de Rodos’u fethetmesi ve 1526’da da Mohaç’ta zafer kazanmasının ardından batı dünyasında büyük bir panik yaşanmış ve çeşitli kentlerde toplanan Alman Meclisleri Türklere karşı ordu toplayıp sefer düzenleyebilmek için “Türk Vergisi” adı altında yeni bir vergi konulmasını kararlaştırmışlardı.

İSTANBUL’DA KÜÇÜK KIYAMET

İSTANBUL’DA KÜÇÜK KIYAMET 10 Eylül 1509 ’da İstanbul dünya tarihinin en şiddetli sarsıntılarından biri olduğu tahmin edilen bir depremle adeta yerle bir olmuştu.  Halk arasında “ kıyamet-i suğra ” ( küçük kıyamet ) denilen depremde o zamanlar 160.000 nüfus ve 35.000 yerleşim birimine sahip olan İstanbul’da aralarında Osmanlı hanedanı üyelerinin de bulunduğu 13.000’den fazla insan ölmüş, on binlerce insan yaralanmış ve 1000’den fazla ev tamamen yıkılmış binlercesi de hasar görmüştür.  Tarihi Yarımada ve Pera ’nın bazı bölgelerinde yerde yarılmalar, su ve kum fışkırmaları oluşmuş ve deprem ‘ tsunami ’ye neden olmuştur. Tsunami şehrin surlarını, Galata ve Suriçi ’ndeki birçok duvarı aşmış ve ağır hasara neden olmuştur.  Deprem o kadar büyüktü ki Edirne, Gelibolu ve İznik ’te bile önemli hasarlar meydana getirmiş, hatta Yunanistan ’dan Nil Deltası ’na ( Mısır ) kadar geniş bir bölgede hissedilmiştir. Depremin artçısı olduğu zannedilen irili ufaklı çeşitli depremler de ta 1...

DÜNYANIN İLK BELEDİYE YASASI

DÜNYANIN İLK BELEDİYE YASASI  Sultan II. Bayezid zamanında, 1502 yılında yürürlüğe giren kanun, Kanunname-i İhtisab-ı Bursa ( Bursa Belediye Yasası ) dünyanın bu alanda düzenleme yapan ilk ve en önemli yasal metinlerinden biridir.  Bu fermanda hayvan ürünleri, türlü sebze-meyve, tuz, ekmek, sanayi ürünleri, tekstil ürünleri, tarımtahıl ürünleri, orman ürünleri, deri ürünlerinin satışları, konulacak fiyatlar ve kaliteleri bir standarda bağlanmıştır.  Bu standartlardan bazıları şunlardır:  Çörekler : Ekmek ağırlığının yarısı olup, ak undan olacak ve unun bir kilesine bir okka (400 dirhem) yağ konulacak.  Meyveler : Kaplı (yeşil kabuklu) fındığın kaplı olarak bir okkası, bir akçeye olacak. Kapsızın 200 dirhemi, bir akçeye olacak ve mevsimi geçtikten sonra 125 dirhemi, bir akçeye olacaktır.  Sebzeler : Aş kabağına (taze kabak) üç gün narh olmayacak. Üç günden sonra üç okka, bir akçeye olacak. Haftasında 4 okka, ikinci haftasında 5 okka, üçüncü haftasında 6 o...

Boris YELTSİN “İstifa ediyorum!”

Resim
Boris YELTSİN “İstifa ediyorum!”  Rus tarihinin unutulmaz siyasîleri arasındaki yerini çoktan alan Boris Yeltsin, siyasî sahnedeki hızlı yükselişine, 91 yılında, dağılan Sovyetler Birliği’nin son Devlet Başkanı, selefi Mihail Gorbaçov ’a karşı komünist sertlik yanlılarının ği darbenin ardından Moskova sokaklarına çıkan tanklardan birinin üzerine attığı adımla başlamıştı.  Ülkenin demokrasi yolunda ‘ tamam mı, devam mı ’ kavşağında bulunduğu bir sırada, kendisinde liderlik kumaşı olduğunu gösteren bir hamleyle tankın üzerine çıktı ve yaptığı ateşli konuşmayla halkı, ülkede yeni yeni filizlenen demokrasiye sahip çıkmaya çağırdı. Çağrısı tuttu da.  Halk ve politik kadrolar Yeltsin’in ardında saf tuttu. Komünist güç odakları sindirildi ve sancılı da olsa Rus halkının demokrasi macerası başladı. Kısa bir süre sonra Gorbaçov’un istifası ile dağılan Sovyetler Birliği’nin geride kalan en güçlü parçası Rusya Federasyonu ’nun Devlet Başkanlığına seçilen Yeltsin, Rusya’yı, bir ba...

PENCEREDEN GÖRÜLENLER

PENCEREDEN GÖRÜLENLER   Bir hastanede ölümü bekleyen hastaların koğuşu, koğuşta bir oda, odada iki yatak, iki hasta.  Birisi pencerenin önünde, öteki duvar dibinde.  Yaşamlarının şu son döneminde pencere kenarındaki, sabahtan akşama pencereden bakıp, tüm gördüklerini duvar dibinde hiçbir şey görmeyen arkadaşına aktarır.  "Bugün deniz dünden daha durgun. Rüzgar hafif olmalı. Beyaz yelkenliler belli belirsiz ilerliyor... Park mı ? Park henüz tenha. Salıncakların ikisi dolu, ikisi boş" ya da "Geçen haftaki sevgililer yine geldiler.  El eleler, bir sıraya oturdular. Hep erkek anlatıyor kız dinliyor. Şimdi erkek kızın saçlarını okşuyor... Ne kadar da güzeller."  "Erguvanlar bugün çıldırmış, öyle bir çiçek açtı ki; etraf mordan geçilmiyor. Erikler desen gelinden farksız..."  "Eyvah miniklerden biri düştü. Annesi yetişti bağrına basıyor çocuğu. Neyse çocuk sustu. Gülüyor şimdi"...  "Öğrenciler mi ? Onlar yine kitaplarına dalmışlar... dur bakayım ha...

“Bu savaşın acelesi ne?” Robin COOK

Resim
Robin COOK “Bu savaşın acelesi ne?”  Amerika ’nın Ortadoğu ’da girişeceği II. Körfez Savaşı ’nın ilk sinyalleri gelmeye başladığında, tüm dünyada olduğu gibi, Amerika’nın savaştaki bir numaralı müttefiki İngiltere ’nin başkenti Londra ’daki savaş karşıtı örgütlenme de kolları sıvamıştı.  29 Eylül 2002 ’de binlerce insan ellerinde ‘ Not in My Name ’ yazılı pankartlarla Londra sokaklarında Bush ve Blair ’in savaş tamtamlarının sesini bastırmaya çalışıyordu. Tepkiler İngiliz halkının bildik soğukkanlılığının ötesine geçmişti.  Tarih 15 Şubat 2003 ’ü gösterirken savaş karşıtı akım, en yüksek seviyeye geldi. Bu kez milyonlarca insan ‘ No War ’ pankartlarıyla sokaklara taştı. The Independent gazetesi 16 Şubat 2003 tarihli nüshasında, eylemi İngiliz tarihindeki en büyük siyasî gösteri olarak tanımlıyordu. Sıradan halkın tepkisi, kabinedeki dengeleri de değiştirdi.  Tony Blair’in arkasındaki destek hızla eriyordu. Üstelik kendi partisi içinde de çalkantılar başlamıştı. Yap...

"Ya bizimlesiniz ya da teröristlerle!" George W. BUSH

Resim
George W. BUSH “Ya bizimlesiniz ya da teröristlerle!” Amerika, 11 Eylül 2001 Salı günü tarihinin en büyük terör saldırısını yaşadı. 4 büyük yolcu uçağı, “teröristler” tarafından kaçırılarak belirli hedeflere çakıldı. Bu saldırılar sonucunda 3 bin dolayında kişi hayatını kaybetti. Amerikan Havayolları’nın 11 sefer sayılı ve 92 yolculu ve United Airlines’ın 175 sefer sayılı ve 65 yolculu uçakları Boston’dan Los Angeles’e hareket etmişti.  Hareketten kısa bir süre sonra uçakların kontrolü ele geçirildi ve Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kuleleri’ne çakıldıkları New York’a yönlendirildiler. Çarpma ve akabinde meydana gelen yangın, 110 katlı kuleleri çökertti. Aralarında, çıkan yangınları söndürmeye çalışan yüzlerce itfaiyecinin de bulunduğu 2 bin 792 kişi hayatını kaybetti.  United Airlines’ın Newark’dan San Francisco’ya uçan 93 sefer sayılı uçağı ve American Airlines’ın Dulles’dan (Virginia) Los Angeles’a hareket eden 77 sefer sayılı uçakları da kaçırıldı. 64 yolculu uçuş 77, Wash...

Beyninizin Çoğu İnsanın Asla Kullanmadığı Sıfırlama Düğmeleri Var

Beyninizin Çoğu İnsanın Asla Kullanmadığı Sıfırlama Düğmeleri Var:   1. Aşırı mı düşünüyorsunuz ?  - Soğuk bir şeye dokunun ve gördüğünüz 5 şeyi sayın. Zihniniz sıfırlanır.  2. Ani üzüntü mü geldi ?  - Dik oturun, yukarı bakın ve 20 saniye boyunca gülümseyin. Beyniniz yüzünüzü takip eder.  3. Panik Hissi mi var ?  - 100'den geriye doğru 7'şer sayın. Beyninizin modunu değiştirmeye zorlar.  4. Motivasyonunuz mu yok?  - Kendinize "Sadece 2 dakika" deyin. Başladığınızda beyniniz devam edecektir.  5. Öfkeli misiniz ?  - 4 saniye nefesinizi tutun, 8 saniye nefes verin. Öfke anında düşer.  6. Kaybolmuşluk Hissi mi geldi ?  - Bugün kontrol edebileceğiniz 3 şeyi yazın. Odaklanma geri döner.  7. Odaklanamama problemi mi var ?  - Sakız çiğneyin. Dikkati artırdığı kanıtlanmıştır.  8. Yalnızlık hissi mi hakim ?  - Elinizi göğsünüze koyun. Gözünüzü kapayıp bir süre öyle durun. Kalp atışınız size hala mücadele ettiğinizi h...

6-7 Eylül Olayları veya İstanbul Pogromu

6-7 Eylül Olayları veya İstanbul Pogromu   ( Yunanca : Σεπτεμβριανά Septemvriana, "Eylül Olayları"), İstanbul 'da yaşayan Rum azınlığa karşı 6-7 Eylül 1955 'te gerçekleşen organize toplu saldırı.  Gladio 'nun Türk kolu olan Seferberlik Tetkik Kurulunun yanı sıra Kontrgerilla ve günümüz Millî İstihbarat Teşkilatı 'nın selefi olan Millî Emniyet Hizmeti tarafından planlanarak desteklendiği iddia edilmiştir.  Olaylar, önceki gün Türk basınında çıkan ve Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk 'ün Selanik, Yunanistan 'daki doğduğu evin bombalandığını iddia eden yalan haberlerle tetiklendi. Sonradan yakalanan bir Türk konsolosluk yetkilisi , bombayı olayları kışkırtmak için kurguladıklarını itiraf etti ancak Türk basını bunu görmezden gelerek bombanın Yunanlar tarafından atıldığını iddia etti. Olaylar 1955 'ten itibaren Demokrat Parti hükûmeti gittikçe zorlaşan bir ekonomik durumla karşı karşıya kalmış ve özellikle yüksek enflasyon nedeniyl...

Ses ve Sahibi

Yeryüzünden geçen milyarlarca insan arasında, Tanrı'nın eşi bulunmaz muhteşem bir ses armağan ettiği birkaç kişiden biriydi Caruso; sustuğu zaman herkese benzeyen bir adamdı, ama ağzını açtığı zaman onun gırtlağından hiç kimseninkine benzemeyen, billurdan bir şelale gibi çağıldayan bir ses çıkıyordu. Sesi, onu bütün diğer insanlardan ayırıyor ve farklı kılıyordu. Bütün dünyayı dolaşıyor, konserler veriyor, şan, şöhret, para ve sahne kapısında sıra sıra bekleyen hayranlar kazanıyordu. Bu koşuşturma içinde bir gün bir kıza rastlayıp âşık oldu. Kız, zengin bir ailenin çocuğuydu ve babası 'sesi' küçümsüyor, önemli olanın para olduğuna inanıyordu. Gergin ve zor günler yaşıyorlardı. Bir gün uzun süren bir turneden sonra Caruso sevgilisinin yaşadığı kente geldiğinde, hemen koşup sevgilisini görmek istedi. Ama onu durdurdular. — Konsere yetişmen gerekiyor, dediler, seyirciler seni bekliyor. Caruso, belki de hayatında ilk kez, kendini diğer insanlardan ayıran o olağanüstü s...

İran'ın Hz. Hüseyin ve 12 imam Sevdası

Resim
İran 'ın Hz. Hüseyin ve 12 imam sevdasının sebebini bilenler vardır.. Ama çoğu insan  bilmez..  Helede şimdiki gençler hiç bilmez... Bunun sebebini bilmezseniz , bildiğiniz herşey yarım kalır... Evet.. Hz. Ömer'in halifeliği döneminde , bugün İran dediğimiz topraklarda  Sasani devleti hüküm sürüyordu.. Bu devlet, 3. yy başında kurulmuş bir Pers İmparatorluğuydu...  Sasaniler dört yüzyıl boyunca ortadoğunun yarısını yönetmişti... Resmi dini ise Zerdüş'lüktü ... Perslerden önce bu bölgede yaşayan insanların İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilikten önceki dini olan Zerdüştlük, yaklaşık 3500 yıl önce İran'da Zerdüşt ( Zoroaster ) tarafından kurulan, dünyanın en eski tek tanrılı vahiy dinlerinden biriydi..  Ahura Mazda 'yı yüce tanrı kabul eden bu inanç sistemine göre Zerdüşt'de bu dinin peygamberiydi... Zerdüştlük, Medler zamanında bölgesel bir din iken, Sasani  İmparatorluğu döneminde Perslerin resmî dini olmuştu...  Hazreti Ömer'in halifeliği döne...