Yaşar Nuri Öztürk Aslında Kimdi?

Yaşar Nuri Öztürk Aslında Kimdi?

"60'ını Geçenler Çok İyi Hatırlar" 


Gece yarısı televizyonu açtığımızda o sakin, tane tane ama bir o kadar da keskin sesi...


Ekranda ne bir şatafat, ne bir sahne ışığı. Sadece bir adam, elinde bir kitap ve bildiği tek bir şey var: Samimiyet.

Sürmene'nin o dik yamaçlarından çıkıp gelmiş, çocuk yaşta hafızlığı ezberine almış bir adamdan bahsediyoruz. Öyle kolay değil; 9 yaşında hafız olmak, o yaşta o büyük sorumluluğu omuzlarına almak...


Sonra İstanbul'un o tozlu, köklü kütüphanelerinde yıllarca ilimle yoğrulmak.


Televizyonlarda "İslam'ın özü budur, gerisi sadece kılıftır" dediğinde, kimileri onu alkışladı, kimileri susturmaya çalıştı. Ama o, ne sağına baktı ne soluna. Bildiği doğruyu, o Sürmene'nin sert rüzgarı gibi dosdoğru söyledi.

Şimdi düşününce...


O zamanlar "hoca bizi uyarıyor" deyip geçiyorduk. Meğer bizi sadece dinin içindeki hurafelerden değil, vicdanımızın paslanmasından da uyarıyormuş.


Bazı insanlar vardır, hayattayken anlaşılmazlar. Değerleri ancak o ses televizyonlardan çekilip, yerini gürültülü tartışmalara bıraktığında anlaşılır.


Yani... İnsan kendi sesinden çok, hakikatin sesini duymayı özlüyor galiba.


Sizin hafızanızda Hoca'nın o meşhur "Kur'an'a dönüş" çağrısından kalan bir hatıra var mı?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hiç Bilinmeyen, Yeni Bir Oyunun Keşfi

ZÜLÜFLÜ İSMAİL PAŞA

HAYALLER KURMAK